Kapalı Alan Korkusunu Yenin, Yola Çıkın

Klostrofobi günümüzde çok rastlanan fobiler arasında yer alıyor. Kapalı alan korkusu olan bu hastalık nedeniyle araçlara binemeyen seyahat edemeyen kişi sayısı her geçen gün artıyor.

İzmir Değişim Psikolog kurucusu olan Psikolog Mehmet Kılıç, kapalı alan fobisi olan kişilerin iş yaşamından sosyal yaşamına uzanan süreçte ciddi sorunlar yaşadığını ifade ederek klostrofobi hakkında bilgi verdi.

Mantığın açıklayamadığı gerekçelerle kapalı alanda bulunmaktan kaçınan ve bu alanlarda bulunduklarında ciddi sorunlar yaşayan bireyler, kendilerini bir çıkmazın içinde hissediyorlar. Kalp çarpıntısı, titreme, nefes almakta güçlük gibi birçok problem yaşadığı için adeta bir kriz geçirerek bu atağı atlatmaya çalışıyorlar.

Bilişsel Davranışçı Terapi Faydalı Olabilir

Çocuklukta ya da ergenlik döneminde yaşanan travmaların 30’lu yaşlarda tetiklenebileceğini belirten Kılıç, kapalı alan fobisi Klostrofobinin nedeninin tam olarak bilinmediğini ifade ediyor.

Bilişsel davranışçı terapiyle büyük oranda başarı sağlanan hastalar, yolculuk sırasında bu krizleri atlatabilmek için antidepresan da kullanabiliyor. Sosyal yaşamın zorluklarını da ilaç destekli bilişsel davranışçı terapi ile atlatabilen hastalarda büyük oranda başarı sağlanarak, tedavi yapılabiliyor.

Son yıllarda kapalı alan fobisi yaşayan kişilerin arttığını ifade eden Psikolog Mehmet Kılıç, danışma merkezlerinde klostrofobi konusunda danışanlara yardımcı olduklarını ifade ediyor. http://www.psikolog-izmir.com/ adresinden randevu alarak terapi seanslarına katılan hastalara bireysel ve grup terapisi veriliyor.

Klostrofobi Hakkında

Fobiler, bazı konular hakkında aşırı ve mantık dışı olan korkulara verilen isimlerdir. Kapalı yerlerde kalıp sıkışmak dışında gerçek bir korku içermeyen durumlarda hissedilen abartılı ve mantık dışı durum ise klostrofobi olarak adlandırılıyor.

Günümüzde klostrofobinin nedeni konusunda kesin bir durum yoktur. Ancak genelde küçük yaşta ya da ergenlik döneminde yaşanan travmaların bu durumu tetiklediği ifade ediliyor. Klostrofobisi olan bireyler, asansör ve toplu taşıma araçlarında bulunduklarında, metro gibi yer altı alanlarına girdiklerinde aşırı korku ve endişe hissetmeye başlar.

Hastaların bazılarında ciddi anksiyete atakları başgösterir ve kapalı alandan çıkmak için yoğun bir çaba ve stres söz konusu olur. Psikolojik destek alınmadığı takdirde hastanın sosyal yaşamı çekilmez bir hale gelir ve birçok sıkıntı yaşanır.

Önce titreme ve nefes almakta zorluk hissi ortaya çıkarak, sonrasında çarpıntı hatta baygınlık bile hissedilebilir. Bazı hastalarda bu durumun ilerlemesi, sosyal yaşamdan çekilmeye neden olarak farklı sorunları tetikleyebilir.  Klostrofobi tedavisi İzmir ilinde hizmet veren Değişim Psikoloji Merkezinde yapılmaktadır.

Klostrofobinin Belirtileri

Kişinin normalde korku yaşanmayan durumlarda hissettiği tipik semptomlar, klostrofobinin işaretleri olarak anlaşılabilir. Her hastada farklı zamanlarda tetiklenebilen bu durum, özellikle kalabalık ortamlarda kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Klostrofobinin belirtileri dışardan bakılınca da anlaşılır. Bunlar;

  • Baş dönmesi,
  • Titreme,
  • Kalp atışlarında dengesizlik,
  • Ölüm korkusu,
  • Baygınlık,
  • İleri vakalarda kendini pencereden atmaya çalışmak gibi durumlarla kendini gö

Bazı uzmanlara göre klostrofobi, insanlarda ve hayvanlarda doğuştan olan bir reaksiyondur. “Savaş ya da kaç” reaksiyonunun geliştiği bu durumda, rahat hareket edilmeyen ve sıkışık durumlarda anksiyete hissedilmesiyle belirtiler başgösterir. Bazı durumlarda ilaç tedavisi ile birlikte BDT uygulanır. Siz de İzmir’de klostrofobi tedavisi yapan bir psikolojik danışmanlık merkezi arıyorsanız Değişim Psikoloji’yi ziyaret edebilirsiniz.